BBTAHCG SAGITIMI TEDAVİSİ
HORMONAL, BİTKİSEL VE DİYETLE DESTEKLENEN BİR TEDAVİ YÖNTEMİDİR.
- GEÇMİŞ
HCG kullammanı obezite açısından inceleyen ilk rapor, 1954 yılının sonlarında yayınlanmıştır.DR.ATW SİEMONS, Hindistanda çalışırken, Adipozogenital distrofi gösteren şişman çocuk olarak anılan çocukların HCG ile tedavi edildiklerinde aşağı inmemiş testislerinin iyileştiğini gözlemledüancak tedavi süresince şişman çocuk dağılımınında değiştiğini gözlemledi.Dolayısıyla bu çocukların aynı zamanda yüksek kalorili diyetle tedavi edildiklerinde vücutlarındaki hareket halindeki yağı tüketerek vücut ağırlıklarını azalttığını öne sürmüştür.
Daha sonra farklı derecelerde obezite gösteren hastalarında araştırmalarını genişletti ve HCG nin obezite tedavisinde etkili olabileceği sonucuna vardı. Bu başlangıç çalışma binlerce rapor ile takip edilmiştir.
Yaklaşık 24 yıldır obezite tedavisinde başarı ile kullanılmaktadır.İlk olarak ABD de uygulandı. Günümüzde ise bir çok Avrupa ülkesinde yaygın olarak klinikler mevcuttur.En büyük uygulayıcı klinik Siemons Clinik tir.
- HCG'NİN FARMAKOLOJİK YAPISI
HCG, glikoprotein bir hormondur ve normal olarak plasentanın trofoblastik hücrelerinden salgılanır.İki farklı ve aynı ancak koordineliyazılan Alfa ve Beta alt birimli zincirlerden oluşur. Uç pituiter hormon (LH Lüteinleştirici Hormon ) hCG ile her dördü de glikolize olduğundan ve Alfa ve Beta zincirlerinden oluşan dimetrik yapıya sahip olduklarından benzerlerdir. Her dört insan glikoprotein hormonlarının alfa zincirlerinin aminoasit dizilişleri neredeyse aynıdır.
Beta alt parçacıklarının aminoasit dizilişleri, her glikoprotein hormonun özel biyolojik ve immünolojik faaliyetlerinden dolayı farklılık göstermektedir. Beta hCG, HCG ye özgü 30 aminoasidin karboksilit kalıntısını içermektedir.

C. HCG NİN ÇALIŞMA MEKNİZMASI
...
HCG , Adipoze doku metabolizmalarında metabolik faaliyet gösterir.
Yıllar boyunca hcg nin gonat dokuları haricinde de faaliyet gösterdiği savunulmuştur, kaposi sarkomu, astım, psikozlar, artropatiler, osteopenia, talesemi, alkolizm, glukoma, Dolayısıyla, yalnızca cinsellik hormonları ile ilgilenmiyoruz.
Mevcut verilere göre, hcg, lipogenesise inhibûtörlük ederek, insan adipoze dokularında lipolize yardımcı olabilmektedir.
...

Adipoze doku metabolizmasında hcg faaliyetleri :
Fleigelman 'ın araştırmalarına göre, hcg, yarasalarda, alfa-gliserofosfatların ve glikoz-6-fosfat dehidrogenezlerin karaciğer ve adipoze dokudan uzaklaştırılması sonucu, her iki dokuda daha düşük lipogenil faaliyet gözlemlenmiştir.
Yanagihara 'ya göre, hcg, yalnızca yağ depolarından yağ akışını hızlandırmıyor aynı zamanda perifal dokularda kullanımın artırmaktadır, hcg, enjekte edilen yağ emülsiyonlarının metabolizmasını artırmıştır, bu da yalnızca yağ oksitlenmesi değil aynı zamanda karaciğerde keton üretimini ve periferal dokularda kullanımını artırmaktadır.
Romer 'a göre hcg, yarasaların kahverengi adipoze dokularının metabolizmasını artırmaktadır.
Hcg 'nin insan vücuduna girişi yaşa bağlı olarak, yağ asitlerinin salınmanı hızlandırmaktadır. Melichar, işaretlenmiş FFA'lann yenidoğan bebeklerde salınımı, hcg 'nin artırdığını göstermiştir.
Sonuç olarak, hcg'nin hipotalamik düzeyde salgınana kimi faktörler sonucu adipoze doku metabolizmasında etkilidir.
...
Dİ A NSEFALİK BÖLGE VE HCG
Obezitenin kökenine yönelik en önemli hipotezlerde birine göre, obezite hipotalamik bölgedeki temel metabolik bozukluklardan kaynakalanır: herhangi bir klinik bozuklukta olduğu gibi,
neyin etkili olduğunu tespit etmeliyiz. Örneğin, diyabette pankreas, hipotiroidizm de tiroit, Adisson hastalığında adrenal bezleri.
Yağ birikiminde etkili olan organların başında hipotalamus gelmektedir.Bir çok vücut göstergesi buna işaret etmektedir.
İlginç olarak, dışsal hcg, hipotalamik bölgedeki Ventromedial ve Lateral Hipotalamus daki salgıya etki eder. Bu nedenle diansefalonun hedef organ olması tesadüf değildir.
HCG, Ventromedial ya da Lateral hipotalamik çekirdek Hipotalamus hipofizi aracılığıyla etki eden özellikle nöropeptid metabolik geçişlerde diansefalik ölçekte etki etmektedir.
BİRLEŞTİRİLMİŞ BİR YÖNTEM: HCG PROTOKOLÜ VE ADİPOZE DOKU METABOLİZMASININ SELEKTİF YEREL ADRENERJİK DEĞİŞİMİ
GİRİŞ
Adipoze doku membran reseptörleri konusu son yıllarda büyük öneme kavuşmuştur.
İnsan yağ hücreleri, adipoze doku metabolizmasında farklı etki hem alfa hem beta membran adrenoreseptörleri içerir.
Adrenoseptörlerin, beyaz yağ hücrelerindeki asli fonksiyonu trigliseritleri serbest yağ asitleri ile gliserole çevirmektir.
Adrenoseptörlerin, beyaz yağ hücrelerindeki fonksiyon ve mekanizmaları belirtildiği gibidir.
1. Beta 1.2.3. reseptörleri yağ yıkım hızına artırır.
2. Alfa 2 yağ yıkım hızını azaltır.
İnsan adipoze dokusu oldukça faal bir organdır: nerede olduğuna bağlı olarak, ilaç müdahalesinde farklı yanıtlar gösterir.İç organlara ait yağ hücreleri, abdominal deri altı yağ hücreleri ( glueteal yadafemoral jüzerinde lipolitik etki, kateloşominlere oranla daha fazladır.
Cinsiyet farkı yoktur, daha yüksek Alfa 2 reseptör ilgisi, periferal erkek deri altı yağ hücrelerinde karın yağlarına oranla daha etkilidir. Bu da kateloşominlerin yağ yikımındaki farklılık ( karın ve cilt altı olmamakla beraber )bunu göstermektedir. Bu jinoit obezitenin gelişimine daha da katkıda bulunabilir.
Açlık sırasında, bayan uyluk bölgelerinde Alfa faaliyeti (antilioplitik )artar ve Beta faaliyeti (lipolitik )azalır.
Alfa aktivitelerindeki artış azalan yağ yıkımına bağlıdır, beta adrenerjik faaliyetlerindeki azalış da aynı etkiyi yapmaktadır. Buna göre her iki faaliyetin birleşimim, bayan basen bölgesinin diyetetik işlemlere karşı dirençli oluşunu açıklamaktadır. Abdominal adipositler, Beta-1 adrenerjik agonistlerin yağ yıkımlarına daha duyarlıdır, öte yandan , gluetal adipositler Alfa-2 adrenerjik agonistlerin antipolitik faaliyetlerine daha duyarlıdır.
Kilolu ve obez erişkinlerde, gluteal derialtı adipoze doku, karın bölgesine nazaran, anti politik alfadrenerjiklere karşı daha duyarlı, lipolitik Betaadrenerjiklere karşı daha duyarsızdır.
Bu da gluteal vefemoral yağ depolarının diyetlere karşı dirençli olmasını açıklamaktadır.
Bu sonuçlara göre Beta adrenerjiler ya da Alfengelleyiciler ile Alfa ve Beta adrenoseptörlerin faaliyetleri bölgesel bağlamda değiştirilebilir. Beta salgılayıcı ve / veya Alfa-engelleyici adiposit membran reseptörleri bu bölgelerde yağ yıkımını artırabilir.